“Elektronik Oy Sayımı” mı Daha Avantajlı, Yoksa Sandıklı mı?

1946’da çok partili seçim sistemine geçen Türkiye, 1946 yılından beri oy sayımları için sandıklı bir oy toplaması ve sayımı sisteminden faydalanıyor.

Fakat seçimler, sadece sandıklardan ibaret değil. Peki dünyanın dört bir yanındaki seçimlerde oy sayımları nasıl gerçekleştiriliyor?

Öncelikle, bilinen en geleneksel yöntem olan sandıklı sisteme değinelim.

Kanada’da oyların toplandığı bir oy kutusu

Bu seçim yöntemi, oyların sandıklarda toplanıp sayılmaları üzerine kurulu. Kısaca sandıklı oy sayımı da diyebiliriz.

Sandıklı oy sayımı, devletin ve sandık başındaki kişilerin, tüm sorumluluğu üzerine aldığı bir oy sayımı yöntemi. Kısacası sadece oy sayımı değil, oyun nasıl ve kimler tarafından sayıldığı da birer etken.

İsrail’de bir oy sandığı

Kimileri için bu yöntem en verimlisi iken kimileri içinse bu sistemde devlet fazla masraf ediyor ve sandıkların başında duranlara güven olmadıkça sonuçlara şüpheyle yaklaşılabiliyor. Devletler bu konuda gereken önlemleri ve şeffaflığı sağladıkları sürece masraflar dışında bir sorun kalmadığını da belirtmek gerek.

Sandıklı oy sayımı, Türkiye’de gerçekten aşina olduğumuz tek sistem. İşlevselliği günümüzde tartışılmakla birlikte, şimdiye kadarki tüm seçimlerimiz böyle gerçekleştirildi.

Türkiye’deki oy sayım sistemini hepimiz az çok biliyoruz. Bu sistem, devletin belirlediği ve genellikle adresimize yakın bir eğitim kurumunda oy kullandığımız, sonrasında da sandıkların toplanıp belirli merkezlerde sayıldığı bir sistem.

1946’dan beri sistemde pek bir değişim olmadığı gibi, ülkenin dört bir yanında oy verilirken herkese eşit şartların sağlanması zor olduğu için yeni atılımlara kalkışmak da pek kolay değil. Elektronik seçim ve oy sayım yöntemine geçilmesi fikri ara ara gündeme gelse de bu konuda ciddi bir adım atıldığı henüz söylenemez.

Her şeyin sandıklardan ibaret olmadığını belirtmiştik. Örneğin Estonya, 2005’ten bu yana oy sayımlarını internet üzerinden gerçekleştirerek bir ilke imza atan bir ülke.

Bu seçim yöntemine elektronik seçim yöntemi de denebilir. ABD ve Belçika gibi ülkelerin de denediği bu yöntemi en meşhur eden ülke Estonya. 2005’ten beri bu yöntemi benimseyen ülke, kendi sistemini “i-voting” olarak isimlendirirken, Estonya dışındaki devletlerde “e-voting” olarak geçiyor.

Elektronik seçim yöntemi sayesinde Estonya dahil çoğu devlet, sandık personelleri belirlemeye ve sandık toplamaya ihtiyaç duymadan seçimleri daha büyük bir verimle gerçekleştirebiliyor.

Elektronik seçim yöntemi de kusursuz ve sorunsuz sayılmaz.

Tahmin edebileceğiniz üzere elektronik seçim yöntemi, seçim makinelerinin bozulma ya da hacklenme ihtimallerinden dolayı kimilerince şüpheyle yaklaşılan bir yöntem. Örneğin Estonya’nın 2021 seçimlerinde sistem, ilk 900 seçmene seçim hakkında yanlış bilgi vermişti ve oy verenler yanlış bilgilere göre oy kullanmışlardı.

Bir başka ilginç vaka ise Belçika’nın 2003 seçimlerinde Güneş’in bir Güneş fırtınasından çıkan iyonların bir oy makinesine isabet etmesi ve adaylardan birine 4000 ekstra oy kazandırması. Oy makinelerinin bu kadar hassas ve olası saldırılara duyarlı olması, tüm sistemin baştan düşünülmesini gerektirebiliyor.

ABD’de karma bir sistem uygulandığını söylesek yanlış olmaz.

Günümüzde ABD’de hem sandıklı hem de elektronik oy sayımından faydalanılıyor. Sistem her ne kadar çoğunlukla verimli ve işlevsel olsa da 2020’de Donald Trump’ın seçimlerin şaibeli olduğunu iddia etmesiyle meşruluğu muhafazakâr seçmen tarafından sorgulanmaya başlandı.

Kısacası iki yöntemin de kendince kusurları ve eksileri bulunuyor. Oy sayımında bu sistemlerden hangisinin kullanılmasını tercih ederdiniz? Size hangi yöntem daha güvenli geliyor?

Kaynaklar: ABD Temsilciler Meclisi, e-Estonia, IDEA, Vice

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir